1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Sen inanırsan, olur

anne-bebek-resim Hasta olduğumuzda bir süre sonra nasıl iyileşebiliyorsak, tüp bebek tedavisinde de durum çok farklı değil.Sadece süre değişiyor. Kimi insanlar ilk denemede kimisi iki,üç veya daha fazla denemeden sonra gebe kalıyor. Bu noktada devreye birazda inançlar giriyor. İnanın dua edin. Emin olun ki bebeğiniz geleceği günü biliyor ve bekliyor. Tüp bebek tedavi süreci çok kolay bir süreç değil, hepimiz farkındayız ve sadece yaşayan bilir. İnanın, siz inanır ve moralinizi yüksek tutarsanız, bebeğinizde rahme tutunmak için o kadar güçlü olur. Biz inandık ve şimdi ikiminik kızımız var. ADMIN

Günümüzde infertilite

Her evlenen çiftin çok kısa bir süre içinde gebe kalması mümkün değildir. Her iki bireyin normal üreme yeteneği olduğu durumda bile o ay için gebe kalma ihtimali %20-25 civarındadır. Çiftlerin çocuk sahibi olabilmeleri için bazı şartlar gereklidir: Kadında yumurtlama olması (ovulasyon) Erkeğin sağlıklı sperm üretebilmesi (normal sperm) Rahimde bebeğin yerleşip büyüyebilmesi için yapısal bir engel olmaması.Tüp Bebek yönteminde embriyo, anneden alınan yumurta ve babadan alınan sperm örneklerinin laboratuar ortamında döllenmesi ile oluşur.

Embriyo Kalitesi

Embriyoların kalitesi döllenme sonrası bazı şekilsel (morfolojik) parametrelere göre değerlendirilir. Diğer bazı faktörler yanı sıra, transfer edilen embriyo kalitesi, gebe kalma şansını önemli ölçüde belirlemektedir. Bayan yaşı ve diğer bazı faktörlerin de embriyo kalitesi kadar gebelik için önemli olduğunu unutmamak gerekir. Her bir embriyo mikroskop altında değerlendirilerek embriyo kalitesi belirlenir. Her bir embriyo üç parametreye göre değerlendirilir:

 

1) Hücre sayısı;


2) Hücrelerin eşit büyüklükte olup olmaması; 


3) "Fragmantasyon" varlığı ve bunun embriyo hacmine göre oransal yüzdesi.

Aşılama Yöntemi Hakkında

 Aşılama yöntemi ideal koşullarda yumurtlamanın sağlandığı gün spermlerin özel yöntemlerle hızlandırılıp, plastik bir kanül aracılığı ile rahmin içine bırakılması yöntemidir. Yöntemin avantajı olabildiğince çok sayıda ve hareketli spermin yeni atılmış ve tüpler tarafından yakalanmış yumurtaya olabildiğince yakın mesafeye bırakılmasıdır.Mikroskobik bir canlı olan sperm bu yöntemle yaklaşık 10-12 cm kazanır, vajinanın asit ortamını, rahim ağzı mukus tıkacını ve rahmin içinde tüplere doğru çıkmasıgereken yolu atlamış olur. Önünde sadece içindeki hareketli tüycükler yardımı ile sperm ve yumurtayı birleştirmek için en uygun ortam olan tüpler kalmıştır. Aşılama tedavisi öncesinde özel ilaç tedavileri uygulanarak yumurtlaması sayı ve kalite olarak arttırılan bayana yumurtacıklar yaklaşık 20 mm boyuna ulaştığında yumurta çatlatma iğnesi verilir. Bu iğneden ortalama 24-36 saat sonra aşılama işlemi için en uygun dönemdir.

 

Tüp Bebek Uygulaması Yöntemi

Image OneTüp bebek için başvuran çiftlerle, ilk olarak tanışma ve değerlendirme görüşmesi yapılır, gerekli olan tetkikler planlanır. Daha sonra tetkiklerin sonuçlarına göre o çifte ait uygun bir tedavi yöntemi tespit edilir. Çifte, tüp bebek hakkında daha ayrıntılı bilgi verilir.Yumurta geliştirme aşamasında, kadının yaşı, adet durumu ve hormonal tablosuna göre kısa veya uzun ilaç kullanımı seçilir...

  • Previous
  • Next
  • Stop
  • Play
  • Sen inan buna
  • İnfertilite
  • Embriyo Kalitesi
  • Aşılama
  • Tüp Bebek Uygulaması

Gebelik Kaygıları

Image 2 Bir  yandan dünyaya bir çocuk getirmenin heyecanı, diğer yandan doğacak çocuğun normal olup olmadığının kaygısı... İşte pek çok hamile kadının yaşadığı psikolojik değişiklikler,aynı zamanda yoğun bir stresin oluşumuna da etken.Kişiden kişiye farklılık gösteren bu dönemdeki  psikoloji,bazen ciddi tedavi gerektirecek boyutlarada varabilir.

                                  
Aslında keyifli bir süreç olan hamilelik,aynı zamanda stresli bir dönem olarak da geçebilir.Kararsızlıkla beraber artan strese karşı verilen tepkiler,kişiden kişiye  farklılıklar gösterir.Bazı kadınlar için;neşe,olgunluk,kendini gerçekleştirme olarak algılanabilen hamilelik,bazı kadınlar için;endişe, kaygılı bekleyiş,yüklenme olarakta yaşanabilir.Örneğin çoğu kadın için bu stres,bebeğin “normal”olup olmadığı için yaşanır ve kadın çevresine de bu stresi yansıtır.Yapılan çalışmalar bu kadınların bebeklerinin diğerlerine göre daha fazla strese maruz kaldığını ve riskli gebelik yaşama oranlarının arttığını göstermektedir.Gebelikle birlikte başlayan planlar,özellikle doğuma yaklaştıkça;doğacak çocuğun bakımına,yaşam değişikliklerine ve doğum sonrası olabilecek değişikliklere doğru kayar.Çoğu kadın doğumu,ağrılı bir olay gibi algılar.Bu nedenle,hamilelikte yaşanan sorunlar,doğumunda zor olacağının bir habercisi gibi kabul edilir ve yaşanan stres daha da artar.

 

 

GEBELİK VE DEPRESYON

 

Yapılan çalışmalar,kötü bir hamilelik dönemi geçiren kadınların,diğerlerine göre 2 kat daha fazla doğum sonrası depresyon geçirmeye yatkın olduklarını göstermektedir.Bu noktada doğuma hazırlanan anne adayının hamilelik öncesindeki kişilik yapısı önemli rol oynamaktadır.Eğer anne adayının daha önce geçirdiği depresyon gibi psikiyatrik hastalığı var ise,hamilelik dönemi boyunca dikkatle izlenmesi gerekir.Özellikle önceden geçirilmiş manik-depresif gibi ciddi psikiyatrik bozukluk dönemleri önemlidir.Bu kadınlar,hamilelik döneminde oluşacak değişimlere karşı daha duyarlı oldukları için diğer kadınlara göre çok daha fazla zorlanır.Aslında hamilelik doğal bir stres olarak değerlendirilmelidir.Daha önceki hamileliğe karşı olumlu yada olumsuz algılar,bu dönemin yaşanmasında karşımıza çıkmaktadır.

 

HAMİLELİKTE PSİKOLOJİK KAYGI VE BEKLENTİLER

 

Hamilelikteki her ay,kendine özgü psikolojik kaygılar ve beklentiler doğurur.Hamile kadın özellikle ilk ayda;bir dizi psikolojik ve fizyolojik değişiklik yaşar.Bu dönemde yorgunluk ,bulantı ve kusma gibi fizyolojik belirti ve depresif bir ruh hali ortaya çıkar.Kadının yeni duruma adaptasyonu ve hamile olmasıyla ilgili kaygı ve beklentileri süreci belirler.İstenen bir gebelikte, mutluluk ve doyum duygusu yaşanır.Ayrıca kadının ailesi ile ilişkisi, iş durumu,hamileliğin yaratacağı beklenti ve stresler, sürecin nasıl yaşanacağını etkiler.Yani hemen her anne adayında,kendi durumuyla ilgili olarak hamileliğin ilk ayında duygu ve mizaç değişiklikleri gözlenir.Fizyolojik belirti ve depresif ruh halinin ikinci ve üçüncü aylarda kesildiği görülmektedir.Burada kadının karnındaki bebeekle ilişkisi, geçmişte annesiyle yaşadığı duyguları ortaya çıkarmaktadır.Kişinin,bir yandan annelik rolüne uyum sağlerken,diğer yandan annesiyle özdeşleştiği görülmektedir. Örneğin ikinci ve üçüncü ayda kusması halen devam eden anne adayının psikolojik yapısı mutlaka etkilenir.Bu kadınların çocuksu oldukları,eşiyle arasında belirgin kültür farklılıklarının olduğu bilinmektedir.Eğer kusma,kişinin normal yaşantısını devam ettirmesini engelleyecek düzeyde ise,kadına psikolojik destek,hatta ilaç desteği gerekir.Ayrıca bu dönemde yapılacak, gevşeme çalışmaları da faydalıdır.Hamileliğin üçüncü ayında,doğacak bebek,annenin bütün sistemlerini etkiler.Bu dönemde doğuma ait beklentiler ön plana çıkar.Doğum korkusu yaşayan kadınların kendini kontrol edememe,beden ve duygusal denetimle ilgili kaygılarının olduğu izlenmektedir.Bu dönemde,hamile kadının bilgilendirilmesi,açıklamalarla yönlendirilmesi yararlıdır.Ayrıca eşin desteği de önemlidir.Bu kaygıların yoğun yaşandığı durumlarda ise psikolojik destek mutlaka gereklidir.Eşin de katılımı ile yapılan gevşeme çalışmaları,doğum ve sonrası konusunda bilgilendirme,kişinin kendi denetiminisağlayabileceği duygusunu arttırırken,korku ve kaygıyı azaltır.Bununla birlikte daha önceden bulunan veya hamilelikte oluşan psikolojik bozukluklar,doğum komplikasyonlarını arttırmaktadır.Bu nedenle eğer böyle bir durum var ise,anne adayının psikolojik açıdan yakın takibi ve desteklenmesi zorunludur.Hamileliğin son dönemlerinde doğum ve bebeğin sağlığına ait kaygılarla oluşacak yaşam değişikliklere ve bunlara uyum ön plana çıkmaktadır.Hamileliğin kadın rolu dışında anne rolüne ait tüm duygusal,ruhsal yaşantıları etkilediği ve bu durumla ilgili çatışmaları ya da beklentileri tetiklediği görülmektedir.Anne adayının yaşadığı psikolojik kaygı ve beklentileri hamilelik dönemini etkilemektedir.Bazı kadında kaygıyı arttırangebelik süreci,bazı kadınlarda da önceki yaşamına ilişkin beklenti ve kaygılarında azalma da gösterebilir.Bazen de gebelik kadınlarda,kendine güven,kendini gerçekleştirme,seçkinlik duygusu da verebilir.Burada tabiki kişilik yapısı son derece önemlidir.Kişilikyapısı problemli ve yetersiz, ya da çocuksu yapıdaki kadınların bu dönemi daha zor geçirdikleri görülmektedir.

 

EŞİN TUTUMU VE ÇEVRENİN DESTEĞİ

 

Hamilelikte önemli bir konu da,kadının bütün değişiklikleri yaşarken eşin tutumu ve yaşanılan çevredir.Eş,gebede oluşan değişimlerden birinci derecede etkilenmekte ve kendisi de annesiyle ailesiyle yaşadığı ilk çocukluk anıları ve problemlerini tekrar yaşayabilmektedir.Kadının kendi içine kapandığı durumlarda,eş ihmal edildiğini düşünmektedir.Burada eşin verdiği destek ve güven,kadının bu durumdan rahatça çıkmasına ve güven bulmasına yardımcı olmaktadırEşin psikolojik yapısı bu destekleri vermeye yeterli değilse,kadının yaşayacağı yük daha ağırlaşmaktadır.Bu durumda her ne olursa olsun,baba adayının da hamileliğin ilk dönemlerinde beraber değerlendirilmesi ve oluşacak değişimler konusunda bilinçlendirilmesi ve yardımcı olması sağlanmalıdır.Hamile kadın ve eşi dışında doktorun gebeye yaklaşımı da önemli olmaktadır.Bilgilendirici ve destek verici bir figür olan doktor, hamile kadında oluşacak değişimler ve sorunlar karşısında paylaşımcı durarak,kişinin doğuma ait kaygı ve olumsuz beklentilerini düzenlemeye yardımcı olabilir.

 

DOĞUM SONRASI PSİKOLOJİSİ

 

Doğumdan sonra aşağıdaki psikolojik durumlar yaşanır:

Kadının kendi annesiyle yaşadığı özdeşleşme,
Annelik rolünü benimsemesi,
Cinselliğe ilişkin değer yargıları,
Eşin tutumu gözden geçirilmelidir.

Gebeliğin son aylarında görülen içe kapanma sonrasında,kişinin tekrar eski düzenine ulaşması zaman alır.Burada doğan çocukla özdeşleşmede önemlidir.Lohusalığın ilk haftalarında daralmış yaşantılardan,ilginin tekrar eski çevresine dönüldüğü görülmektedir.Busüreçte oluşan problemler,tıbbi açıdan tedavi gerektiren durumlar yaratmaktadır.Örneğin düşük,ölü doğum gibi durumlara tepkiler,yas şeklinde görülmekte ; kızgınlık ,uykusuzluk , suçluluk hisleri doğurmaktadır.Eğer böyle bir durum var ise,intihar riski açısından yakın takip önemli olmaktadır.Ardından gelişen tepki ise,’her şeyin boş olduğu’ düşüncesi,huzursuzluk ve depresif yanıt şeklinde görülmektedir.Sonuçta hamilelik,doğal bir yaşam stresi olarak değerlendirilmelidir.Bu döneme ait beklentilerdeki olumsuzluk ve sosyal psikolojik durumdaki değişimler,hamileliğin gidişini etkiler.Bu nedenle ilk dönemden başlayarak,hamile çifti beraber değerlendirmeye almak,konu hakkında bilgi ve beklentilerini,annelik ve babalık rollerine ait düşünce ve tutumlarını değerlendirmek.var olan eksiklikleri gidermek ve en önemlisi psikolojik desteğin verilmesi,kişide oluşan negatif beklentileri indirip,hamileliğin doğal gelişimsel boyutunun yaşanmasına ve iyi geçmesine yardımcı olacaktır.

 

Aşılama

 Aşılama işlemleri nasıl yapılır

Embriyo Gelişimi

Tüp bebek embriyo gelişimi ve transferi

Gebelik Oranı

Image 3

Her gebelik sağlıklı gebelik değildir.

Gebelik Kaygıları

Image 2

Dünyaya bir çocuk getirmenin heyecanı ve çocuğun sorumluluğu... 

Sosyal Güvenlik

Kadın işçilerin doğum öncesi ve sonrasındaki hakları.

Kadın Dünyası

  • Previous
  • Next
  • Stop
  • Play

Ziyaretçilerimiz

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün81
mod_vvisit_counterDün160
mod_vvisit_counterBu hafta1071
mod_vvisit_counterGeçen Hafta1849
mod_vvisit_counterBu ay6707
mod_vvisit_counterGeçen Ay4063
mod_vvisit_counterHepsi35923

IP numaranız 38.107.191.96
,
Şu an: 2010-07-31 12:54

Anket

Site içeriğimiz sizce yeterli mi?

 

 

 

 


  Sonuçlar

Kaç kişi Online

Şu anda 2 konuk çevrimiçi

Üye Girişi

Tedavi Ne Kadar Sürer

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu site ekle